
İnsanların kendi üçünde tam ve bütün olmasının, iş hayatındaki uğurlarının temel taşı olduğuna inanıyorum. Bir koç olarak, bireylerin bu bütünlüğü sağlamasına köməkçi olmaq benim görevim. Beden, zihin ve duygular arasında uyğunlaşma olmadığında, şəxs enerjisini bu daxili çatışmaları çözmek üçün harcamak zorunda kalır. Bu da yalnız şəxsi inkişafi engellemekle kalmaz, aynı zamanda bireyin dış dünyadaki dəyişiklikləre adapte olmasını da zorlaştırır. Peki, bu durum iş hayatına necə yansır? Stres, verimlilik kaybı, motivasyon düşüklüğü ve sonunda uğurya ulaşamama.
Koçluq, işte tam bu noktada devreye giriyor. Koçluq süreci, bireyin kendisiyle ilgili farkındalığını artırır, beden, zihin ve duygu bütünlüğünü sağlamasına köməkçi olur. Bu da şəxsnin enerjisini daha verimli bir şekilde kullanmasını sağlar. Enerjisini verimli kullanan birey, həm kendini həm de üçünde bulunduğu ortamı geliştirir. İç motivasyonu artan bir çalışan, yalnız işinde daha verimli olmaz; aynı zamanda qurumun genel atmosferine de pozitif katkılar sunar.
Koçluğun iç motivasyona katkıları ise göz ardı ediləmeyecek kadar mühüm. İç motivasyon, bireyin dışsal ödüller veya cezalar yerine, kendi üçünden gelen bir itici gücle harekete geçmesini sağlar. Bu motivasyon türü, bireyin kendi değerleri, inançları ve hedefleri doğrultusunda hareket etmesine olanak tanır. Örneğin, bir çalışan iş yerinde kendini ifade etmekte zorlanıyorsa, bu durum onun motivasyonunu olumsuz təsirləyebilir. Ancak koçluq desteği ilə bu şəxs, kendini daha iyi tanıyıp, ifade etmeye başlayarak, həm kendi iç motivasyonunu artırabilir həm de iş yerindeki performansını yukarı çekebilir.
Bir örnek vermek gerekirse, geçtiğimiz yıl koçluq desteği verdiğim bir idarə etici, iş yerinde sürekli olarak stres yaşıyordu. Bu stresin kaynağı, kendisinin yüksek performans beklentisi ve bu beklentiyi qarşılamak üçün gösterdiği çaba idi. Koçluq süreci boyunca, bu idarə eticiye kendi değerlerini ve motivasyon kaynaklarını kəşf etmesi üçün rehberlik ettim. Nəticə olarak, bu şəxs, daxili motivasyonunu artırarak, stresini idarə etmeyi ve enerjisini daha verimli kullanmayı başardı. Bu durum yalnız onun iş performansını artırmakla kalmadı, aynı zamanda iş yerindeki genel atmosferi de müsbət yönde təsirlədi.
Nəticə olarak, uğurlı bir koçluq süreci, bireylerin daxili motivasyonlarını artırarak, həm şəxsi həm de profesyonel hayatlarında daha uyğunlaşmalu, enerjik ve üretken olmalarına köməkçi olur. İnsan Resursları idarə eticilərinin bu süreci dəstəklemesi, qurum mədəniyyətinü daha proaktif ve pozitif bir hale getirirken, çalışanların bireysel inkişaflerine de katkıda bulunur.
Ayhan Dayoğlu, PCC
